“Çocuklar Gülsün diye!” yaşayalım. Çünkü insanın anavatanı çocukluğudur. Çocuklar gülerek, oynayarak büyürse, sonunda  gülmesini bilen büyükler olurlar. Büyükler mutlu olup gülümseyince tüm ülke, tüm insanlık güler. Çocukların gülmesine hizmet veren herkese selam olsun!”
Doğan CÜCELOĞLU

 Küresel  kültürün sahiplenildiği  ülkelerde  standart bir yaşam biçimi renkli, zengin yerel kültürleri ezip geçiyor.  İnsanlar robotlar gibi hep ayni şeyleri yapar duruma geliyorlar.  “Fast  Food” yiyor,  olacak ve olmayacak yerlerde   hız denemelerine girişiyor, TV nin  reklamlar yoluyla emrettiği şeyleri alıyor,  giy dediği şeyleri giyiyor.  korku   filmleri seyrediyor, ve korku saçmanın gücünü toplumda şiddet uygulama girişimlerinde bulunarak yaşamak istiyorlar.

Zengin  kültürel geçmişlerin  sahibi olan ülkeler  küresel kültürün getireceği olumsuzlukları  önlemek,  dünyanın kültür fakirliğine  düşmemesi için kendi   kültürleriyle küresel kültürü zenginleştirmeyi amaç edinip  değişik   etkinlikler düzenliyor, özellikle müzeler yoluyla  kültürlerini kendi vatandaşlarına ve dünya ülkelerine tanıtmaya  çalışıyorlar. Yöresel giyim kültürlerinin  devamlılığı konusunda yapılacak  çalışmalar  halk sanatının devamlılığı, halkın kendi kültürüne  sahip olması yoluna  katkıda bulunabilir.

Bez Bebekler yapmayı öğrenip onları  yörelerine göre giydirmek istiyorum. Bu da kolay bir şey değil. Çünkü önce bebekleri yapmak, yaptırmak sonra da yörelerin gerçek kıyafetlerini öğrenmek gerekiyor. Bu nedenle  bir yöreye gidip onlarla beraber bebek yapmak ve gene  kendi araştırmalarıma ve onların görsel ve anısal bilgilerine dayanarak onlarla beraber  giydirmek istiyorum.

Nasıl başladı bu iş. Anadolu’nun para, tütün, mühür, saat keseleri  vardı ve  bulup alırdım onlardan. Öyle güzeldiler ki. Kimileri atlas kimileri basma  kumaş üzerine, kimileri de tığ örgüsü ya da iğne oyası. Ama hepsi bir başka güzel.  Bir çok kesem olunca bunları ne yapsam diye  düşünmeye başladım.  Bir tanesinin şeklini çok beğenirdim.   Onunla başladım. O kesenin şeklini kullandım. Kenarına Nallıhan oyası doladım.  İçine  lavanta doldurdum.  Üstüne de Denizli’de kasnak nakışı işletince güzel bir şey çıktı ortaya.

 

Sonra torbalara baş ve kolları ekledim.( Resmi yüklemeyi öğrenmeliyim)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir